Biga Kaymakamlığı'nda her ay gerçekleştirilen halk buluşması toplantılarının Ekim ayı oturumunda gerçekleşen kısa bir diyaloğun, bazı yerel yayınlarda ve sosyal medya sayfalarında talihsiz bir şekilde çarpıtılarak kara propaganda malzemesi haline getirilerek yer alması sonucu Biga Belediye Başkanı İsmail Işık yazılı bir açıklama yaptı.

Kısa diyaloğun çarpıtıldığının ifade edildiği açıklama şöyle:

"Kıymetli hemşehrilerim,
Saygıdeğer basın mensupları,

Biga Kaymakamlığı'nda her ay gerçekleştirilen halk buluşması toplantılarının Ekim ayı oturumunda gerçekleşen kısa bir diyaloğun, bazı yerel yayınlarda ve sosyal medya sayfalarında talihsiz bir şekilde çarpıtılarak kara propaganda malzemesi haline getirilerek yer alması sonucu bu açıklamayı yapma gereği duydum.

Muhtarlarımızın istek, öneri ve şikayetlerinin değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulması amacıyla Biga Kaymakamımız Sayın Mustafa Can başkanlığında başlayan toplantı 4 Ekim Çarşamba günü saat 10:30’da Biga Kaymakamlığı toplantı salonunda gerçekleştirildi.

Bir köy muhtarımız toplantıda söz alıp; köylere sarıklı, uzun sakallı ve Diyanet İşleri'nden izinleri olmadığını tespit ettikleri insanların propaganda amaçlı olarak geldiklerini ve Camii’lerde konuşma yapmak istediklerini anlatırken şu ifadeleri kullandı:

"Bir grup şahıs köye gelmişler. Vatandaş Camii'de Kuran'ı Kerim okuyor. Bu şahıslardan biri 'Kuran okumayı kes' demiş. 'Neden?' diye soran vatandaşa bu şahıs; 'Ben konuşma yapacağım' diye yanıt vermiş. Vatandaş da 'Konuşma yaparsan yap, ben Kuran'ımı okuyacağım' demiş. Ben de vatandaşları köyde uyardım. 'Bakın Diyanet'ten gelen yetkililer hariç kimseye izin vermeyin' dedim. Bilmiyorum, doğru mu yanlış mı yaptım.

Geçen gün burada kahvede otururken bir tane sakallı geldi; 'Biz Biga'yı komşu ilçe seçtik. Biz konuşma yapacağız' dedi. Konuşma yaptı. Bir vatandaşımız da orada haklı olarak çıkıp; 'Senin Diyanet'ten yetkin var mı?' diye sordu. 'Yok' dedi sakallı adam. Vatandaş da sordu; 'Sen o zaman nasıl konuşma yapıyorsun burada' diye. Onlar da 'Biz İstanbul'dan geldik. Burayı komşu şehir seçtik' dedi. Böyle bir şey yasal mı değil mi? Bunlara böyle bir izin var mı?"

Bu şekilde devam eden konuşmaların ardından tarafımca yapılan ekleme ise şu şekildedir:

"Şalvarla, tuhaf sakallarla, Işid militanları gibi dolaşan birkaç imam arkadaşımız var. Uyarırsanız memnun olurum. Köylerdekini bilmiyorum ama Biga'da var. Memur kıyafetli değil. Sakal bıraksınlar ama Işid militanları gibi tuhaf sakallarla ve feslerle dolaşmasınlar."

Bu bilgiler habercilerin toplantıda aldıkları ses kayıtlarında da mevcuttur.

Konu ile ilgili haber ve yorumlar okunduğunda, gereksiz bir şekilde gündem açtığım ve imamların kılık ve kıyafetleri ile ilgili kanun ve yönetmeliklerin dışında bir açıklama yaptığım anlaşılmaktadır. Oysa bu kısa açıklama; bütün imamların kılık kıyafetleri ile ilgili değildir. Aksine bu açıklama imamlık mesleğini icra eden memurların kılık ve kıyafetleri ile ilgili yönetmeliklerin denetlenmesi ve ilgili yönetmeliklere uygun davranılıp davranılmadığının kontrol edilmesi isteğidir. Bu da tanık olduğum birkaç örnek nedeniyle konusu açılmışken söylediklerimden ibarettir.

Ağustos ayında Çanakkalemizin Bayramiç ilçesinde bir polis memurunun sarıklı ve sakallı görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından açığa alındığı ile ilgili haberler ulusal yayınlara konu olmuş ve bu konu tartışılmıştır. Zaman zaman köylerde ve şehir merkezlerinde propaganda amaçlı dolaşan sarıklı ve sakallı gruplar hem vatandaşlarımızca şikayet konusu olmuş hem de haberlere konu edilmiştir. Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili kılık kıyafet yönetmeliğine uygun davranmak da devlet adına görev yapan memurlar ile propaganda amaçlı faaliyet yürütenlerin ayrılması noktasında önemlidir. Kanunlarımız ve ilgili yasa ve yönetmeliklerimiz kamuda ve toplumda belirli bir düzen sağlamakla ilgilidir.

Bizim sahip olduğumuz siyaset anlayışı; özgürlükçü, demokratik ve insan haklarına saygılı olmayı gerektirir. Ancak burada bahsettiğim konu; tektipleşmek değil, Devletin kılık ve kıyafetle ilgili mevcut kural ve yasalarının uygulanmasını talep etmektir. Kurallara uyma çağrısında bulunmak her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hakkıdır.

Biga ile ilgili önemli sorunların konuşulduğu ve yaklaşık 2.5 saat süren toplantının çok kısa bir bölümünde yaşanan bu kısa gündemin çarpıtılarak haberlerde ön plana çıkarılmasını talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Bu konuda yayınlanan haberlerin içeriğiyle ilgili gerekli düzeltmelerin yapılacağına inanıyorum. Bazı yayınlarda haberin ilk yayınlanmasının ardından çeşitli düzeltmeler yapıldığını ve bu değişikliklere rağmen gerçeklerin hala haberin içinde açık bir şekilde yer almadığını ise üzülerek takip ediyorum. Gerekli düzeltmelerin yapılmaması halinde hukuki yollara başvurma hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarım.

Kıymetli Bigalılar,
Bu kısa ve gereksiz gündem bizlere bir kez daha şunu göstermiştir:

Biga’da kavga ve kara propagandadan beslenen, hizmetlerin gerçekleştirilmesi noktasında hakkaniyetle başarıyı tebrik etme cesaretine sahip olmayan bir muhalefet partisi ilçe başkanı bulunmaktadır.

Sayın başkan kendisinin bulunmadığı bir toplantıda yaşananları çarpıtarak provakasyon çabası içine girmiştir. Oysa gerçeklere ulaşmak hiç de zor değildir. Sayın ilçe başkanı çarpıtmalar üzerinden kullandığı ‘bu zihniyet’ ve ‘eski dönemlerdeki gibi tek tipçi’ ifadeleriyle Cumhuriyet ile hesaplaşma gafletine düşmüştür. Ayrıca sayın ilçe başkanı kendi siyasi görüşünün hakim olduğu geçmiş dönemde kıyafeti nedeniyle belediyeden kovulan vatandaşların olduğunu hatırlamayabilir. Ancak gerçekleri öğrenmesinin önünde hiçbir engel yoktur.

Öte yandan sayın ilçe başkanının, kılık kıyafet özgürlüğü ile kılık kıyafet yönetmeliklerinin birbirinden farklı olduğunu bilmemesi de düşünülemez. Biga’ya yaptığımız hizmetlerimiz ve yatırımlarımız ile ilgili geçmişteki engelleme girişimlerini halkımızın hafızalarından silmek mümkün değildir. Bu kısır siyaset anlayışı, Biga’ya zarar vermektedir.

2014 yılı Nisan ayında göreve başladığımız günden bu yana halkımızla iç içe, birlikte ve yerinden yönetim anlayışının gereklerini dikkate alarak çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu tür karalama amacı dışında bir özelliği olmayan, ‘çamur at, izi kalsın’ mantığıyla gösterilen prokavatif tavırlar, ben ve arkadaşlarımın motivasyonunu asla bozamayacaktır. Tüm bu engelleme çabalarına rağmen Bigamızın yaşam standartlarını yükseltmek ve insanımızın mutlu olmasını sağlamak için var gücümüzle çalışacağımız konusunda kimsenin şüphesi olmasın.

Biga için kaybedecek zamanımız yok. Sayın ilçe başkanına tavsiyem; Biga için yaptığımız çalışmalarda, ortaya koyduğumuz hizmetler noktasında; kavga, manipülasyon ve dedikodular ile yürüttüğü karalama çabalarını bir kenara bırakmasıdır. Sayın ilçe başkanını ilçemizde belediyemiz, kamu kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve halkımızla, Biga söz konusu olduğunda ortaya koyduğumuz daha önce örneği olmayan birlikte çalışma kültürüne dahil olmaya davet ediyorum.

Ben ve ekip arkadaşlarım, Biga Belediyesi’nin tüm olanaklarını Bigalılar için en yararlı şekilde kullanmaya devam edeceğiz. Karalama amaçlı ortaya atılan bu çarpıtma kampanyası ile karşısına çıktığım tüm hemşehrilerimizden özür diliyor, mutlu yarınlar için daha çok çalışacağımız konusunda bize gösterdikleri destek ve güvenleri için kendilerine içtenlikle teşekkür ediyorum.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım."

 

 

  • Başkan Işık kara propagandaya tepki gösterdi

 
 
 
Copyright© 2004 - 2016 Biga Belediyesi Tüm hakları saklıdır.